seviştikçe eksiliyoruz
ve sonra yine sevişiyoruz
çünkü eksilmek de eksiltiyor bizi
ve eksiliyoruz ıslak çarşaflara
bir zamanlar lavanta kokan
beyaz yastıklara eksiliyoruz
ve akıp giden zamana karışan
tutkularımıza eksiliyoruz
belini kavrayan güçsüz bi el
benimki
en az belin kadar kırılgan.
ve saçlarımdan tutan
canlı bir el
seninki
damarlarımda akan.
günışığında karanlık
ve yavaşça yok olan ay.
uyanmak istemez kimse
uykuya dalmazsa
eksilene kadar
sevişmek varken.