akmayan ırmaklarda
geceleri birikip
sabahın sıcağıyla ufalanan
toprak misali
paramparça
içi.
hüznü alınmış gözyaşları
ve ertelenmekten bıkmış
şekerli deniz dalgaları gibi
ayrılmak istiyor şimdi;
geceyle beraber uzaklaşıp
doğan güneşten kaçmak.
acılı kırıntılardan geriye kalan
içinde
alabildiğine boşluk.
gitmek ister gidemez,
kalmak ister kalamaz.