soğuk cansız betonu
yalayarak eserdi
soğuk cansız rüzgar
ve uzaklardaki
umudu vaat
ederdi güneş;
parlardı ama ısıtmazdı.
soğuk cansız suratlar
göz göze gelirdi
soğuk cansız hayallerle
ve hala atmaya
devam ederdi
kalpleri;
yaşadıklarınaysa
bin şahit.
sarı da bir çiçek bitmişti
tel örgülerin
çimenin yeşiliyle buluştuğu
yerde, ve türküsünü
söylerdi çiçek
unutulmuş aşkların
ve unutlumayan acıların.