"Anlamıyorsun... Laf değil ki o, şiir, şiir..."
üç kez üzüldüm uzaklardaki bitişlere
dördüncüsü sensin.
çıkmıyormuş boğazından artık
coşkunun fırtınaları
susuvermişsin bir sabah.
ölmüş dediler.
ha, dedim, ölmüştür dedim.
bilmez ki onlar anlatayım
ağlamadım
artık sadece duymuyoruz seni
yoksa sen konuşmayı kestiğinden değil
ama bir gün
kulaklarımız varabilecek sana yeniden
ve fevkalade olacak
o zamana kadar
hoşçakal.
-∆-
Yapılmak istenen anılar için: İki Adamın Hoş Anıları
Pazar, Eylül 29, 2013
Salı, Eylül 24, 2013
hediye planları
"hayatın neresinden dönülse kârdır"
demiş ona
o da bana söylemişti
havaların ısınamadığı bir Mart günü
ve Milyon Taşı ısıtmıştı içimi
-ki ondan hala cebimdedir-
arayışı
arayıp da bulamayışı
bulamayıp da kayboluşu
öpmüştü dudaklarımdan
ve bir gün ben geri dönüp
bulutlar bile girmemişken geceye
bulduracağım ona
ve söyleyeceğim
dönmediğimiz kadarıyla kârdayız
ve sen
cebimde kaldığın kadarınla
güzelsin.
demiş ona
o da bana söylemişti
havaların ısınamadığı bir Mart günü
ve Milyon Taşı ısıtmıştı içimi
-ki ondan hala cebimdedir-
arayışı
arayıp da bulamayışı
bulamayıp da kayboluşu
öpmüştü dudaklarımdan
ve bir gün ben geri dönüp
bulutlar bile girmemişken geceye
bulduracağım ona
ve söyleyeceğim
dönmediğimiz kadarıyla kârdayız
ve sen
cebimde kaldığın kadarınla
güzelsin.
Perşembe, Eylül 19, 2013
rüya günlüğü XIV
bomboştu
rüyalarım
-rüyada
olduğumu bile
anlamayacak
kadar boş-
sadece bir
tahta asılıydı
duvarda
zamanları
sayardı
pişman
olmak için çok erken olan zamanları
/siz
rüyalarınıza bile girmemişken
o
üçüncüsünde dolanıyordu şimdi
ve düş(l)erdi
mışıl mışıl
yokluğuna/
…
gece
verilip de
sabaha
tutulmamış sözlerin
derisini
keşfederdi gündüz meltemi
tahta
karardıkça
uyanmıştı
artık gerçeklerimiz
ama ne o ne
siz ne ben.
Çarşamba, Eylül 11, 2013
kısalar
yırtık kalp dikilmezdi ama
aynı gökyüzüne bakıp
üzülürdü
ayrı düşmüş sevgililer
ve aynı yıldızlarda ararlardı
kalplerinde kaybolmuş
parıltıları.
--------------------------------------------------------
midye ve rakı kokularını
taşıyarak eserdi lodos
güzel kadınların bakışlarını
ellerin ürkek kaçışlarını
sevgileri
esintisine gizlerdi
kulaklarımıza üflerdi
--------------------------------------------------------
bir yüzü vardı ki
çocuğun
öyle bildiğin gibi değil.
Süreyya Operası'ndaki yüzler kadar
kaybolmuş bakışları vardı
çocuğun
korkuya kapılmış sevgisi
--------------------------------------------------------
aynı gökyüzüne bakıp
üzülürdü
ayrı düşmüş sevgililer
ve aynı yıldızlarda ararlardı
kalplerinde kaybolmuş
parıltıları.
--------------------------------------------------------
midye ve rakı kokularını
taşıyarak eserdi lodos
güzel kadınların bakışlarını
ellerin ürkek kaçışlarını
sevgileri
esintisine gizlerdi
kulaklarımıza üflerdi
--------------------------------------------------------
bir yüzü vardı ki
çocuğun
öyle bildiğin gibi değil.
Süreyya Operası'ndaki yüzler kadar
kaybolmuş bakışları vardı
çocuğun
korkuya kapılmış sevgisi
--------------------------------------------------------
şans
sen uyurken gelmişti özgürlük
yatak odanı sordu
kapının eşiğine kadar
yürüdü
bekledi.
öyle usulca bekledi
uyanıp rüyandan gözlerine bakmanı
tüm varlığınla sarılmanı
bekledi
sabırla bekledi aslında
uyandırmaya kıyamadı
izledi sadece
geceye buharlaşana kadar
çok güzeldi ve
camdan daha çok parlardı ama
plastik bir bibloydu özgürlük
hiçbir düşüşünde kırılmadı
sen de kıramadın onu
eridi sadece sıcağında
hayallerinin sıcağında eridi
saçmalığında eridi özgürlük
gündüzleri onu arayışının
saçmalığında
yatak odanı sordu
kapının eşiğine kadar
yürüdü
bekledi.
öyle usulca bekledi
uyanıp rüyandan gözlerine bakmanı
tüm varlığınla sarılmanı
bekledi
sabırla bekledi aslında
uyandırmaya kıyamadı
izledi sadece
geceye buharlaşana kadar
çok güzeldi ve
camdan daha çok parlardı ama
plastik bir bibloydu özgürlük
hiçbir düşüşünde kırılmadı
sen de kıramadın onu
eridi sadece sıcağında
hayallerinin sıcağında eridi
saçmalığında eridi özgürlük
gündüzleri onu arayışının
saçmalığında
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)