I
dertsizliğiydi
en büyük derdi
ve kafasını pek kurcalayan yoktu
bu öğlen tavuk mu et mi yese?
herhalde ona sorsalar
yemeğini kendi bulsun
büyütsün öldürsün pişirsin
isterdi
ama kimse ona sormuyordu şu sıralar
herhalde o da ondan
uyanamıyordu sabahlara
gecenin üzerine terlediği ıslak sabahlara
----------------------------------------------------
II
bir akşam bindikleri
kalabalık sessiz bir şeyde
durmayacakları bir durak vardı.
sadece yeterince dikkatli olurlarsa
geçerken yakalayacakları bir durak.
yanından geçen hayata
usulca ağlayan durak
ama ben anlamıştım
ne aşklar vardı orada
ne ayrılıklar
ve ne hüzün vardı çeşmede
gecenin umarsızlığına ağlayan
----------------------------------------------------
III
gündüzleri uğradığın
kafanı gömdüğün
dolapların vardı
gereksizlerini sakladığın.
kimileri birileri
en gerekeni bırakmıştı
boşluğuna
başka birinin penceresiydin artık
havanın soğumasını bekleyerek
baktığı erken Kasım günleri
ve belki yine pencerem olacaktın
hava gerçekten soğuyunca
----------------------------------------------------
IV
ben son kez
yazıyorum size
(bugünlük tabii)
son kez dansımdı
son kez gülüşüm
son kez çiçekli kanepelerde
uykulara dalışım
son kez kendimi
uzaklarda bir ülkede hayal edişim
son kez bu havaya
buna
aşık oluşum
----------------------------------------------------
V
kendilerini bilmeyenler
bulamayanlar
üzülmeyiniz
ben de çok pişmanım yazdığıma
en çok da pişmanım
yazamadığıma