Pazar, Ocak 05, 2014

Şitâ'ül Hilekâr veya Glif IV

senden öncesini biliyorum
sensizliği
ben mesela
Afrika'yı bilmem
savannayı, annemi
kelebekler niye yerden yukarı uçarlar bilmem
ayçiçekleri gece nereye bakar

diyorum ama sana sorunlar sorunlarımız
senin ellerinde sorunlarımız
bende sorunlarımız
ve sende değil
ve sende olsaydı sorunlarımız
işte o zaman ellerinde de olmazdı

insanlığın hatası da buydu ya
yılsonu yerine yılbaşını kutlamaktı

sen diyorum senin diyorum hatıraların
yaşlı şairleri genç dizeleri
genç şarkıların yaşlı tonları
hepsi bende hâlâ
ben tutarım onları yıldızlarda penceremden
ben yollarım gece yıldızları yatağına

tüm yarımadanın şarap kokuları güneşe doğru eser
saçlarına
saçların ne güzel sorunsuz

beklentiler vardı
utangaçlık gurur
bacaklar
ıslaklık vardı dokunulmayan
dokunulmayan yerlerin vardı
hep başkalarının dokunduğu günlerin

kimseye ödünç verme istedim öpücüklerini
ya da en azından
bana başka öpücüklerden ver
uzak diyarlardan gelen güneş ışıklarıyla aydınlanmış
alt dudağın titrerken soğukta mesela
çatlaklarından çağır beni

ama
düşünce bu
o zaman anlaşılıyor ancak
ama
sen damla değilsin ki
izleyeyim pencerelerden akıp gidişini

sonrası.