birilerinden biri yüzmek dedi
deniz dedi berrak suratım gibi
ve sen de at kulaçlarını ışığa dedi
zaten deniz ışık hüzmü gibi
kum da varmış sıcak da varmış
yangınlı geceleri ve serin sabahları
ölmeyi bekleyen çatıları varmış
ağlamaya üşenen sus pus çocukları
yazların ikincisinde bekledik
biri değildik artık çoğuyduk
çoklarımız düşündük aynı düzlüğe
göklerde yüzmeye koyulduk
ben yalnızdım ama çoktaydım yine
yazların üçüncüsünde yandık
yazın ortasıydı sıcaktı serindi
alnım yanıyordu içim biliyordu
salıntıdaydı yazın yeriydi
ben bakmıyordum içim dinliyordu
yazların dördüncüsüne baktık
bakma boşuna denizi dinleme
sesinde kavga yok içinde ateş izi
bir bavula çokları giremeyince
sessizce ölür baraka yangın yeri
bir çocuğun gözlerinde hüzün
bir diğerinin dudaklarında veda:
"Baraka kurudur şimdi,
bahçesinde ot bitmez."
bir çocuğun gözlerinde hüzün
bir diğerinin dudaklarında veda:
"Baraka kurudur şimdi,
bahçesinde ot bitmez."