Diyorum ki martılar,
hâlâ canlı olmalı;
masalar şen, gözler uzakta,
dudaklar yalnız, eller soğuk,
aynalar sert,
İstanbul hâlâ kulakları açık; ateş
çatlar yanarken hâlâ, yarımada ararken
sarılacak dalgalar, hâlâ soğuk;
yani sen ve ben ve yaz sabahları ayrı düşmüş
göğe dargın köylüler gibi yabancıyız
ilk yağmur inmeden şehre hâlâ.