Perşembe, Şubat 06, 2014

madrabaz'a veda

belki de bir cumartesi akşamı giydiğin
çok gösteren bir elbiseydi
soğuk olmasına rağmen

kırmızısıydı ya da elbisenin
veya dudaklarının
hatta ikisinin

ya da Laleli'den Tophane'ye yürümüş ayakların
güz rüzgarında çimlere yatak yapmasıydı

hiçbir zaman yapamadığın yatakları
kaburgalarımın arasındaki boşluklarda bulmaktı belki de
sonsuzluğun imkansızlığı, imkansızlığın sonsuzluğu

seni beni ne tuttu bilmiyorum. gözlerimizin
ilk değdiği zamankini bulamamaktı belki
göksuratında aramamızdı cevapları

ama işte senin lanetin
bu sırtı taşıyıp
görememek

ve benim lanetim
bu sırtı anlatıp
bilememek

şimdi başkaları uzansın denize karşı
dalgaları dinle kalp atışlarını yazın
ve sen de uzan sırtınla boydan boya
bir dağla bir denizin arasına
belinin inceldiği yerde

gökyüzü.