Önce kızlar öldü.
Odalarındaki yalnız kızlar öldü,
gözleri camların ötesini arayan
güzel elbiselerini gelmeyen güzel günler için saklayan
saçları utanç ve dudak kokan kızlar
ilk onlar gitti.
Bin günde biriktirdi kızlar
bin gün beklediler
bin birinci gün geldi
taştı kızlar
öldüler.
Sonra oğlanlar öldü.
Sokakları kendilerinin sanan oğlanlar,
bir dakikalık bakış için bin günlük yol tepen
sabahsızlığın karanlığına içen oğlanlar.
Sandılar ki oğlanlar
tüm ülke onlara kalırdı
ve alacaklardı kızları
odalarından alacaklardı
her bulut için
bir kız bir oğlan
ama tabi
sandıklarıyla kaldılar.
En son da
kızlar da öptükten sonra son kez toprağı
ve oğlanlar da son kez hayalleri
gençler öldü.