hüzünlü çıkıp giderim ben
sonbaharın son kuşları gibi
çırparım bilinmezliğe
kırık kanatlarımı
doğan güneşle dökülen
şelale misali
umutlarım
çarpıp kayalara yankılanır
gidiyorum işte şimdi
sondan kaçarak
gece treninde bir kaçak
ara beni diye gidiyorum
ama bul diye değil
geçmişi bırakıyorum
ama geleceği değil